3 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan haberde, 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş ile ilgili soruşturmanın genişletildiği bildirildi. Genç kızın cesedinin bulunduğu Mollakasım Mahallesi ile üniversiteye komşu olan Bardakçı Mahallesi’nde, DNA örneği alınacak yaklaşık 2,500 kişiden 425’inin örnekleri üzerinde çalışmalar yapıldığı belirtildi.
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Adalet Bakanlığı ile temas kurarak, DNA incelemelerinin üniversite çevresindeki ve ilgili mahallelerdeki herkesi kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Baba Kabaiş, dosyada mevcut bazı ihmaller ve şüpheli durumların yeterince incelenmediğini dile getirerek olayın aydınlatılması için derinlemesine bir incelemenin şart olduğunu ifade etti. Ayrıca, Gülistan Doku’nun dosyasıyla Rojin’in dosyası arasında bazı benzerlikler olduğuna dikkat çekti.
Nizamettin Kabaiş, soruşturmanın rektör ve çevresine odaklanmasının önemine değinerek, rektörün olay sırasında delilleri kararttığını ve şüpheli davranışlar sergilediğini iddia etti. Kızının telefonunun açılmasını ve olay yerinde daha önce tespit edilen iki erkeğe ait DNA’nın kime ait olduğunun belirlenmesini beklediklerini belirten Kabaiş, yaşananların bir cinayet olduğunu açıkladı.
DNA incelemelerinin 2,500 kişiyle sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizen acılı baba, bu sayının 5 bine kadar çıkartılmasını talep etti. Faillerin ortaya çıkana kadar mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
Nizamettin Kabaiş, dosyanın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi rektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini kaydederek, “Bizim durumumuzun Van Valisiyle bir ilgisi yok, rektörle ilgisi var. Rektör o dönemde delilleri kararttı ve çok şüpheli hareketlerde bulundu. Oradaki halk, rektörün iki yeğenini işaret ediyor. Geçen yıl, rektörle yakın olan bir kişi ifade vermek istedi, kendisi gözaltına alındı. O kişi dosyaya ışık tutuyor ve yol gösteriyor. Neden gözaltında?” şeklinde konuştu.