Hüseyin Baş, enflasyon verilerinin açıklanmasının hemen ardından, Türkiye ekonomisinin üretim yerine ithalata dayalı bir yapıya hapsolduğunu vurguladı. Baş, güncel ekonomik sıkıntıların altında yatan sebepleri de detaylandırdı ve bu sorunlardan kurtulmanın yollarını paylaştı. Hüseyin Baş’ın açıklamaları şu şekilde oldu:
TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine göre, Nisan ayında Türkiye’nin yıllık enflasyonu %32,37 seviyesine yükseldi. Ancak bu rakamı ‘sansürlü’ olarak nitelendiriyoruz; çünkü sokaktaki vatandaşlar, gerçek durumu çok iyi biliyor. Zaten bunu gözlemlemeye gerek yok; hepimiz bu durumu günlük yaşamımızda deneyimliyoruz.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyondaki artışı jeopolitik olaylarla ilişkilendiriyor. Daha önce, Rusya-Ukrayna Savaşı gibi gelişmeler de benzer bir şekilde bahane olarak gösterilmişti. Ancak asıl gerçek şudur ki, Türkiye’deki enflasyonu sadece bu gelişmelerle açıklamak mümkün değildir. Örneğin, yaklaşık 4,5 yıldır savaş halinde olan Rusya’da enflasyon %5,90, Ukrayna’da ise %7,90 seviyelerindedir.
Peki, Türkiye’deki enflasyon neden bu ülkelerden çok daha fazla? Çünkü Türkiye, uzun yıllardır süren sistematik bir fakirleştirme politikası sonucunda bu duruma gelmiştir. Fabrikaların satılması, üretimin zayıflatılması ve ithalata dayalı bir ekonomik yapı oluşturulması, bugünkü tabloyu şekillendirmiştir. Türk halkı, açlık ve sefaletle yüz yüze kalmıştır. Mevcut veriler, durumun daha da kötüleşeceğini gösteriyor. Hükümetin yıl sonu için öngördüğü %16’lık enflasyon hedefi, yılın dördüncü ayında neredeyse iki katına çıkmıştır. Bu anlayışla farklı bir sonucun çıkması da mümkün değildir.
Artık Türk milletinin bir karar vermesi gerekiyor: Ya bu çıkmaz sokakta sürüklenmeye devam edeceğiz ya da gerçek bir çözüm arayışına gireceğiz. Çözüm mevcut; adı Millî Ekonomi Modeli. Bu model, ülke kaynaklarının belirli kesimlere aktarılmasından ziyade, devlet ve milletin yararına kullanılmasını hedeflemektedir. Millî Ekonomi Modeli, Türk milletinin beklediği gerçek çıkış yoludur.