İngiltere, denizcilik sektöründe temiz enerji sağlamak amacıyla devasa bir yüzer güç istasyonu kurdu. ELİRE Grubu’nun geliştirdiği Hidrojen Enerji Merkezi projesi, büyük gemilerin limanda iken karada altyapıya bağlı olmadan enerji alabilmesini sağlamak için tasarlandı. Bu inovatif proje, İngiliz düzenleyici otoriteler tarafından denizcilik emisyonlarının azaltılması hedefiyle desteklenen altı aylık bir ekoteknoloji deneme programının bir parçası olarak gerçekleştirilmiştir.
Proje, yaklaşık 1200 metrekarelik bir alana sahip üç modüler, altıgen yüzer platformdan oluşmaktadır. Bu platform, entegre bir enerji santrali barındırıyor; toplamda 45 MWh kapasiteli bir batarya depolama sistemi, 1,3 MW kapasiteli yakıt hücreleri, hidrojen jeneratörleri ve 146 kW kapasiteli güneş panelleri ile donatılmıştır. Sistem, enerjiyi doğrudan gemilere aktarabilen otonom bir elektrik şebekesiyle entegre edilmiştir. En yüksek performansta, bu merkez haftada 5 MW’a kadar güç ve yaklaşık 91 MWh enerji üretebiliyor.
Hibrit bir tasarıma göre çalışan sistem, yakıt hücreleri sayesinde bataryaları sürekli olarak şarj ederek gemilerin limana yanaşma anında hızlı bir tepki sağlamaktadır. Aynı zamanda, güneş enerjisi üretimi, hidrojen tüketimini azaltan bir faktör olarak öne çıkıyor. Geliştiricilere göre, bu sistem haftada yaklaşık 7,5-8 ton hidrojen tüketiyor ve bu hidrojen, platforma entegre edilen yedi modüler tankta depolanıyor. Yakıt ikmali haftada yaklaşık iki kez yapılarak, kesintisiz bir çalışma sağlanıyor.
Otonom yüzer mimari, “yeşil” liman modernizasyonunun en büyük zorluklarından birine çözüm sunuyor: Kıyı tabanlı ağlardaki kapasite yetersizliği ve yeni trafo merkezi inşası için gereken uzun onay süreçleri. Geleneksel karasal çözümlerin aksine, bu tür projeler daha hızlı uygulanabilir ve büyük inşaat çalışmaları gerektirmemektedir. Gelecekte, bu tür sistemler, özellikle şebeke modernizasyonunun teknik veya ekonomik olarak kısıtlı olduğu limanlar için geleneksel karasal güç kaynaklarına alternatif olarak değerlendirilecektir.
